Danışanlarımız ve HayvanCanları

Prenses
Evcil hayvanımızın ismi Prenses, bir Leopar Geko kertenkele türü.
Esasen evimize girişi eşimin egzotik hayvanlara ilgisiyle başladı, çünkü ben yıllarca OKB’nin hijyen takıntılarıyla mücadele eden biri olarak bunu yapamazdım.
Prenses eve ilk geldiğinde ona bakmakta dahi zorlanıyordum. Teraryumun yanına dahi yaklaşmakta zorlanıyordum.

Zamanla önce onun varlığına alıştım ve onu gözlemlemeye başladım. En azından gözlemleyerek durumunu, iyiliğini kontrol ediyordum.
Sonra, mecbur kaldığımız için (eşimin vakti yoktu), ilk kez onu kurtçukla besledim.
Daha sonra teraryumunu temizleyecek kadar yakınlaştım. (Tabiki tüm bunları yaparken eldiven kullanıyor, ardından ellerimi abartılı şekilde defalarca yıkıyordum.)
Artık her akşam işten döndüğümde ilk işim teraryuma koşup Prenses ile konuşmak olmuştu.
Hijyen takıntıları olup bakmaktan korkan birinden Prenses’i çok seven birine evrilmiştim.
Yaşamının son zamanlarında eldivenle de olsa onu dokunabilmeye başlamıştım.
Prenses maalesef geçen ay vefat etti. Çok uzun bir süre sonra ilk kez ağladım. O anın acısıyla gerçeklikten uzak olduğunu bildiğim obsesif davranışlarımı ve kendimi suçladım. Yas tuttum.
Sonuç olarak OKB’si olan ve kertenkeleye bakamayan birinden onu seven ve dokunan birine dönüştüm. Bugün geri dönse Prenses ile çıplak elle oynardım. Bence bu süreç benim hijyen takıntılarımda azalma yaratabilecek güçtedir.

Adı: YENİ yaşı: 3
Anne ve kardeşleriyle baktığım kapımıza gelen bir yavruydu kontejanım🐾 dolu olduğundan sadece mama verip gitmekteydiler.
Ama ona malesef araba çarptı ve çok küçük olduğundan 3 ay klinik süreci yaşadı yeni tedavisi bittiğinde ne kadar büyümüş olsada güneşe ihtiyacı var ve yürümeyi bilmiyordu, ayaklarında şekil bozuklukları vardı, sabır ve emek gerekti ama zor demeye ne elim ne kalbim gitti birine yada normal sokak yaşamına bırakabileceğim durum değildi. Bu insan, hayvan, ağaç… Ne olursa olsun birileri acı çekerken izlemek tiyniyet’imde olmadığında elimden geleni yaptım demek yerine yada biz ne yapabilirizki demek yerine demekki ‘yalnız bırakılmamaya’ ihtiyacımız olduğunu düşünüp hem klinik, hem bolca ihtiyacı olan güneşi alıp ayaklarını her gün tutup adım adım onu yürüterek sevgiyide dahil edip birkaç ay sürecinde veterinerimizin ayak şekli artık düzelmez dediği Yeni’ artık koşar olmuştu. Onu görmesem, şans verilmese, yaşamayacaktı ama şimdi 3 yaşında her ilk bahar bir yaş daha alıyor. Acı şeyler görüp yaşayabiliriz ama günün sonunda bir canı kurtarmanın huzuru hiçbirşeyde yok bende onlarla özüme döndüm toprağa bastım, güneşi hissettim, çimlerde mutluluktan sırtlarını kaşımalarını izledim yüksek kaygılarımın ve yalnızlığımın içinde yalnız ve birinin yanlarında olmaları gerektiğini yazın o güneşi hissedip koşmaları sonsuz mutluluk benim için evet büyük emek ama sevgi iyileştirir ‘herkesi’ koşarak hiç sendelemeden, yinemi demeden! yaptığımız herşeyin bizi mutlu ettiğini gördüm benim sonsuz huzurum onların bahçede koşmasını izlemek oldu, onlarla birlikte sevmediğim yaz mevsimini sevdim, Bir çok insanın evlerinde onlara yer vermelerine aracı olma hazzına erdim sevgi ve hepimizin birlikte yaşamayı başarabilme lezzetine herkesin varmasını diliyorum.